![]() |
| foto: galatasaray.org |
frank rijkaard'ın maç sonu açıklamalarını, prekazi misali kitap gibi okumak gerekiyor.
rikaard, sürekli iyi ve göze hoş gelen futboldan bahsetse de, bunu yapabilecek kadroya sahip değil. bu kadronun elbette başarılı olabileceği bir sistem vardır. lucescu bu takımı açık ara farkla şampiyon yapabilir misal. bu kadroyu kuruyorsan; lucescu'yu veya feldkamp'ı getireceksin. eğer rikaard'ı getiriyorsan da; orta sahayı mustafa sarp ve ayhan'a emanet etmeyeceksin. takımın umudu barış özbek olmayacak mesela.
denebilir ki; bu sayılan isimlere yeni bir anlayış aşılanabilir. ama rijkaard zaten iyi öğrencilerine bir çok şeyi öğretti. arda'daki gözle görülebilir değişim, sabri'nin artık aranan bir bek olması, hakan balta'nın defansta kazandığı önem gibi... hatta mustafa sarp'ın yetersiz olsa da futbolundaki değişimi de görebiliyoruz. ama kimse servet'e veya barış'a bu saatten sonra pozisyon bilgisi, dikine pas atmayı öğretmez. hele bu takımda.
rijkaard aslında mağlubiyet sonrası her açıklamasında, yönetimin stratejisizliğini yüzümüze vuruyor. belki de şu an galatasaray'ın fark yaratan özelliği fiziki üstünlükken; mağlubiyeti fiziki yetersizliğe bağlıyor. ki öyleydi de. yediğimiz ikinci golde; 35'lik ceyhun'u durduramadılar, servet adamını boşalttı ve golü yedik. yani bu takım, bırakın iyi futbolu; en iyi özelliği ile bile maça asılamıyor, rakip takıma oley çektiriyor.
rijkaard'taki psikolojik değişim de gözle görülebiliyor. artık çok daha sinirli. kendisini başarısız hisseden her adam gibi, tahammül eşiği daha da aşağılarda. o soğuk kanlı adam gitmiş, yerine saha kenarında çıldıran adam gelmiş. ne diyelim, onu bu hale getirenler utansın.
eğer rijkaard başarısız olur da giderse, kendisinin futbol anlayışında onulmaz hasarlar verecek bu topraklar. o burada bir devrim değil, biz onda bir darbe yapacağız anlaşılan.

0 yorum:
Yorum Gönder