geçen hafta yazılmış bir yazıyı üşengeçlik ve teknik imkansızlıklardan ötürü anca yayınlayabiliyorum. 13 dev adam, referandum derken gündem çokça değişmiş olsa da taslaklarda kalmasın.
uzun zamandır mecbur kalmadıkça veya çok sıkılmadıkça ntvspor izlemiyor ve böylelikle cahiliye taifası rıdvan dilmen, sergen yalçın ve mustafa doğan'ın sığ yorumlarına denk gelmiyordum. son yılların saçma sapan pop karakterlerini, bbg yarışmacılarını acaba nasıl bir rezillik yapacak? merakı ile popülerleşmesine benzetiyorum, rıdvan'ın bu radde popülerliğini. itiraf ediyorum, ben de "acaba nasıl küçük düşürecek kendini?" diye merak ediyor ve izliyordum. şimdi o merakım bile yok.
zaten rıdvan'ın "kimdi bu futbolcu, mançester siti'deydi değil mi?"leri, ikiye bir yapmaları, önde basmaları inanın beni rahatsız etmiyor. kaldı ki bir şekilde futbol bilgisini günceller, milliyetçilikle bezenmiş duygularından arınır veya en olmadı birden mucizevi şekilde aydınlanma yaşar ve futbol konusunda "hadi oğlum, hadi yavrum, sırtını döndürme"dan başka iki kelime edebilir; futbolu analiz eder vs... sorun cehaleti ve lezzetsiz yorumları değil. beni asıl rahatsız eden kişisel çıkar ilişkileri ile yorumları, "ortaya laf attım gocunan gocunur" triplerinde laf sokuşları, ben demiştim hırsıydı. belçika maçına kadar denk uzunca zamandır denk gelmediğim için de rahattım.
ama belçika maçında yine izlemek/dinlemek zorunda kaldığımız rıdvan dilmen gecesi, yine histerilerle bezenmiş ses, yorum ve bilgi kirliliği... 5. dakikadan itibaren "hiddink'i nasıl eleştirsem" tavrı. hiddink gibi kariyerli bir teknik adam gelmiş olmasa, mesela abdullah avcı - ersun yenal kalibresinde ve kendi çevresinden, eşinden, dostundan olmayan bir teknik direktör görevde olsa, onu hiçbir resmi maç yapmadan istifaya davet edecek hadde ve çirkin bir hırsa sahip. fakat arkadaşı oğuz çetin'in yaptığı çokça belli olan oyuncu seçimlerine yarım ağızla değinecek, hiddink'i eleştirirkenki cesareti gösteremeyecek kadar aciz. aynı şekilde arkadaşı aykut kocaman'a, arda turan kardeşine ve halı sahadan diğer arkadaşlarına, aziz başkanına gösterdiği tahammülü; onur kıvrak'a, futbolun adaleti için onlardan çok daha fazlasını hak eden rijkaard'a, hiddink'e ve hatta schuster'e bile göstermediği aşikar.
şişirilmiş futbolculuk kariyerini, yine fazlaca şişirilmiş yorumculuğuyla taçlandırıyor rıdvan. çoğu zaman kibri zayıf vücudundan taşıp, milli takımın teknik direktörlüğüne bile talip olabiliyor, ki şu teknik direktörlük kariyeriyle ben olsam utanırım. [başarısız teknik direktörlük deneyimleri benim için önemsiz olsa da bizzat kendisi tarafından rijkaard'ın sparta günlerinden sıkça bahsedildiği için yazıyorum, ne kadar kendini bilmez ve tutarsız bir insan olduğunun görülmesi açısından...]
13 Eyl 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

3 yorum:
Ridvan cok iyi topcuydu, kariyerine sisirilmis demek haksizlik olur.. sakatliklardan dolayi surekli olamadi o kadar, yoksa ciplak gozle de izledim kendisini, baska bir futbol oynuyordu..
Yorum meselesine gelince.. Bu yilki yorumlarinin kalitesi cok dustu, gecen yillarda bu kadar cahil cuhela konusmuyordu.. Bunun nedeni de goruntulerin olmamasi.. NTV artik goruntu uzerinden yorum yapamiyoru..
Evet, belki Ridvan Avrupa futbolundan habersiz ama Futbol'u cok iyi bildigi de bir gercek.. Goruntuler uzerine cok iyi analizler ve degerlendirmeler yapiyordu..
Simdi elinden goruntuleri alindi, goruntusuz, sadece konusarak belli bir sureyi doldurmak zorunda. Ve birseyler soylemek zorunda. Napsin adam, birseyler soylemeye calisiyor.. TAkimlarin dizilislerini panoda gostererek gorsel birseyler yapmaya calisiyor ama olmuyor tabi.. marka degerini dusuruyor sadece..
kötü futbolcu demedim asla. hatırladığım, gördüğüm kadarıyla da iyi futbolcuydu. hızlı vs.
ama rıdvan'a büyük futbolcuydu denmesi, çok daha büyüklerine haksızlık oluyor. sadece yetenekli olarak anılmalı.
görüntü üzerinden, pozisyon üzerinden analiz yapmak da sanıldığının aksine beceri gerektiren bir özellik değildir. bugün futboldan veya sporun herhangi bir dalından anlayan kişi, pozisyonları ortalama bilgiyle yorumlar. sığlığının ortaya çıkmasını görüntünün olmamasına bağlamaktansa, geçen sene sığ oluşunun bu görüntülerle geçirirerek saklayabildiğine [artık ne kadar saklayabildiyse de] bağlamak gerekir.
Onun o yorumlardaki sinsiliğini,kendinden olmayanı inceden inceden yerden yere vurması,bilgisizliğine rağmen halen ntvspor'da olması da #nontvspor akımını başlatmıştır zaten...
Yorum Gönder