16 Oca 2011
sefil tiyatro
yazan:
benjcev
.
söze "tayyip erdoğan'a yapılan protesto ayıptı fakat..." diye başlamayacağım. protesto; ifade özgürlüğüdür. ifade özgürlüğü, bırak stadyumda olmanı veya herhangi bir ülkenin vatandaşı olmanı, sırf doğduğun için bile haktır. ifade özgürlüğünün yeri ve zamanı yoktur, herhangi bir kuvvet ifade özgürlüğünün alanını çizemez, sınırlayamaz; onun ön şartlarını belirleyemez. o yüzden, "protesto haklıydı, ayıptı, olmasaydı daha iyiydi"den önce; protesto güneşin doğuşu kadar normaldi demek gerekiyor.
öyle cümleler ediliyor ki, sanırsınız protesto eden taraftarların sadece işi taraftarlık yapmak; günün çoğunu galatasaray'ın yeni stadını hayal ederek geçirmek; galatasaray yönetiminin pazarlama yöntemlerine sorgusuz sualsiz itaat etmek gibi sanıyorum bazen. hayır efendim. buradaki insanlar; çalışan, okuyan, öğrencilik yapan, para kazanan, emeğini satan, iktidarla bazen doğrudan bazen de dolaylı olarak karşı karşıya gelen insanlar. eğer futbol romantikliğini geçersek, galatasaray'dan önce hayatları, evleri, aileleri var. futbol sadece futbol olabilir fakat, tribün sadece futbol değildir. tribün, öyle sizin şerefsiz komedyalarınızı yutturabileceğiniz bir alan değildir.
hayır, cidden ne bekliyordunuz? 4 liraya benzin alma gibi popüler geyiği bırakalım, her tarafı tel tel dökülen bir ülkedeyiz. hastalar rehin; mezunlar işsiz veya stajyer; öğrenciler harçlarla ve sonu bitmeyen haraçlarla bitik... bıraktım vasat üstü hayat standardını, sadece yaşamını idame ettirmek için memur olmak sınavla, o sınavın cevapları da öncesinden kara borsa. böylesine umutsuz bir tabloda, insanların 14 ocak akşamı "ohh ne güzel, galatasaray'ımızın yeni stadı açılıyor. teşekkürler allahım, teşekkürler yüce devletim" diye düşünürek uyuduğunu mu düşünüyordunuz?
bir de şu var ki; stadyum, galatasaray'a lütfedilmiş gibi davranılıyor. ali sami yen'in kullanım hakkının devredilmesi vs o konulara girmeyeceğim. çok temel bir durum var. ne zamandan beri devletin, insanlara kamusal alanlar yaratması; spora, eğitime, ulaşıma para harcaması lütuf oldu. bırakın efendim, o stadyum bir haktır. galatasaraylıların olduğu kadar fenerbahçelilerindir, beşiktaşlılarındır. elleriyle ördükleri statta bir tane maç izleyemeyecek kadar yoksullaştırılmış, aylarca emeklerinin %10 hakkını bile alamayan, yeri geldiğinde ölen işçilerindir. o stat bu ülke vatandaşı olan herkesindir, ama sizin değildir. o stat sizin görevinizdir sadece. siz, bizim için varsınız.
o yüzden, bırakın bu utanç verici komediyi. sınıf başkanının yaramazlık yapan arkadaşları adına müdür muavininden özür dilemesi gibi, en temel haklarını kullandıkları için başbakandan taraftar adına özür dileyen adnan polat ve arkadaşları ve ultraslan, sizler nasıl bir korkunç karaktere sahipsiniz ki, güce tapınan, en ufak bir duruş sergilemeyen, her kabın şeklini alan insanlar oldunuz. sizin temsil ettiğiniz kurumun tarihsel kökleri de umrumda değil, insanlığınıza yakışıyor mu? toki başkanı size görevinizi doğru dürüst yapamadığınızı söylerken, hiç mi eliniz ayağını titremedi? eğer bu ithamları kabulleniyorsanız, neden istifa etmiyorsunuz? etmiyorsanız, neden bir kere olsun etek öpmekten, buraya gelen insanları suçlamaktan başka bir şey demiyorsunuz? yemiyor mu? iktidarın polisliğini yapmaya kalkıyorsunuz fakat asıl suçun ifade özgürlüğünün engellenmesi olduğunu, ayrıca yaptığınız takdirde kombinelerin iptal edilmesinin herhangi bir yasal dayanağı olmadığını, dolayısıyla asıl suçlunun sizin olduğunuzun farkında mısınız?
son olarak galatasaray taraftarı, hiçbir zaman yeni stat istemedi. sizden konuşacağımız ve cebinize para kaldıracağınız telefon hattı; komisyonculuk yapacağınız kredi kartları; sikinidirik formalar da istemedi. sizden, hakikaten eski zamanlarda olduğu gibi onurlu olduğunu düşündüğümüz; güce tapınmayı bırak, futboluyla iktidarın en hasına karşı gelen galatasaray futbol takımını istedi. eğer hala türkiye'nin en çok taraftarına sahipse, bunun sebebi, insanların gerçek hayatında gerçekleştiremediği isyanı, galatasaray futbol takımında vücut bulduğunu gördüğü içindi. bu taraftar hala seviyorsa galatasaray'ı mütevazı olduğu içindir, bırakın bir bok yapmış gibi böbür böbür övünmekten patlayan sizleri; en zor anlarda takımı ipten kurtaran hagi için; "bizi sevenleri üzmeyelim baba" naifliği içindir, katılımcı olduğu kadar basit "re re re ra ra ra" içindir.
hakan şükür ise, artık benim için elland road'daki kralın gecesinin öznesi değil; ak partili bir bürokrattan başkası değildir, ki kendisi de bunu istiyor. o dahil hepsinin gerçek yüzünü görmüş olduk, bu bakıma da iyi oldu. eğer galatasaray'da herhangi bir göreve gelirse, galatasaraylılığımı askıya almak gibi saçma görevden ziyade, onun o görevden defolması için elimden geleni yaparım.
elbette bitecektir bu sefil tiyatro. hakkımız olan stadyumu bile burnumuzdan getirin bakalım. ama yıllar sonra, içki sofrasında galatasaray konuşurken, eski günleri yad ederken tamas bile konuşulacak, fakat sizin ismini geçmeyecek. ödüllerini çoktan almış size bu bir ceza mıdır bilmiyorum fakat elimizden şimdilik bu geliyor. daha fazlası gelirse de yapmaktan kaçınmam.
alın spor komplekslerinizi, sponsorlarınızı, övgülerinizi, stadyumunuzu gidin. galatasaray'a ve bize onurlarımızı geri verin.
kategori:
rezillik
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

16 yorum:
Avuçlar patlayana kadar alkışlanır bu yazı. En başta sözünü ettiğin gibi, "Protesto ayıptı fakat..." demek kadar kolay sanıyor bazıları olayı.
olayın ardındaki gerçeğin tümü bu satırlarda hocam.eline sağlık.
ve fakat böylesi bir iklimde, hala protestoya kılıf arayanlar olması en üzücüsü.protesto lan işte ananın ak sütü gibi helal.neyini neresinden tutuyorsun anlamak güç...
tekrar eline sağlık.çok önemli bir yazı.
ben adnanı anlamakta zorluk çekiyorum, ulan taraftar toki başkanını yuhalayarak aslında seni korudu. aciz yönetim dedi ve tepki başladı. başbakan gereğini yapın dedi, polat korktu ve faturayı sey6irciye kesti, ultraslanada özür yazısı yazdırdı. protesto etmeli galatasaray seyircisi, yer ise alisamiyen olmalı.
helal üstat, çok güzel yazmışssın. her cümlesine katılıyorum.
Başbakan ve TOKİ bu stadı alsınlar geri. Mesela Kasımpaşaspora verebilirler. Stad benim umrunda değil artık. Polat kendini ayaklar altına aldırabilir bu klübün adını, rahmetli Canaydın'ın adını buram buram yalakalık kokan menfaatçilerin ağzına mese yaptırmaya hakkı yok. Sonuçta kendisinden çok daha fazla bu klübü seven insanlar gereken cevabı vermişlerdir. Ultraslan ise ücretsiz biletlerle istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz bir gruptan başka hiçbirşey değildir.
Doğru söze ne denir...
Taraftar değilim ama olayın özü beni de yeterince ilgilendiriyor. Bu güzel yazı için eline sağlık.
Cok güzel bir yazi. Tesekkür ederim!
Olaylar ile ilgili okuduğum en güzel yazılardan bir tanesi. Tabii anlayana...
Kalemine sağlık dostum. Onurumuzu ayaklar altına alan Adnan Polat'ın, Ultraslan'ın salya sümük ağlayarak özür dileyen ilanlarının karşısına bu yazıyla çıkılabilse keşke..
helal olsun galatasaraylıya dedırten yazıdır. enterasandır, iki gundur hem yazdım (okumadıysan, mahalle takımı.blogspot. çz galayasaraylı) hem yazıklanları okudum. bizim gibi yazdıklarından 5 kurus almayanlar benimle veya ben onlarla aynı seyleri bir birimizden bağımsız düşünmüşüz. bu işten para alan 100 lerce medya sülüklerinden bir kişiçıkmaz mı bizim gib düşünen ya
güzel yazı,tebrikler
Ellerine sağlık.
Herşeye rağmen,başedeceğiz.
Eline sağlık kardeşim. Keyifle okudum. Her kelimesine de imzamı atarım.
ellerine saglik harika bir yazi
kendisini padişah sanan zihniyet ve onun yalakaları yeni stad da ağızlarının payını aldılar...
Yorum Gönder