online stats



31 Tem 2011

15 yıl

.

bugün, ülkedeki futbola dair en güzel hikayelerin baş aktörünün teşrifinin 15. yıldönümü.

1996 yılıydı. akşamüstü sokakta top oynarken almıştım transfer haberini. bizden büyük olanlar inanamıyordu. ben açıkçası çok tanımıyordum. "stoichkov'dan iyi değil" demişti bir arkadaş. kendisiyle konuşmuyorum şimdi.

oynadığı 5 yılda; stoichkov'dan iyi miydi değil miydi bilemem ama, galatasaray formasıyla oynadığı maçlarda; sahada dönemin hangi efsanesi olursa olsun, hagi hep oranın en iyisiydi. savicevic, zola, zidane, r. carlos, suker, weah, maldini, vs vs...

yıllarca karşılarında dizlerimizin titrediği kim varsa; bizde de hagi vardı artık. hagi varsa sahada, korku yoktu. bakmaya bile cesaret edilmeyen anları daha çok severdi. hagi, illa ki bir şey yapardı. ilk gününden, son gününe kadar hep böyleydi.

hagi, galatasaray için şanstı. galatasaray, hagi için şanstı. zaten ne farkeder ki? bizim için "hagi varsa korku yoktur" iken, onun için de "galatasaray'ın olduğu yerde umut vardı". birbirine bu kadar benzeyen iki şeyi ayırt etmek de nafile bir çaba.

hagi için hazırlanan bir klipte şöyle diyordu ercan taner:
şair, yaş 35 yolun yarısı demiş. ama hagi'nin ne şairden, ne de şiirden haberi var

veya, şair hagi'den haberi olmadığı için böyle hissetmişti.

işin özü, bir futbolcu ne kadar sevilebilecekse, o'nu o kadar sevdik. ayrıca stoichkov'dan da iyiydi.

2 yorum:

Tolga dedi ki...

Hagi için ağladığımı hatırlıyorum.Cezalıydı ve oynamamıştı.Yenilmiştik o maçta.Bakkal teselli etmişti beni :)

Anoynmous dedi ki...

Hagi gibi birini aramaktan artık vazgeçsinler.Öyle biri yok çünkü.

 
Bazen insanlar bir garip oluyor, buradaki yazıyı falan okuyor, işi yokmuş gibi.